Dil sinyali
İçeriğin yazıldığı dil. ISO 639-1 kodu ile (tr, en, de) hem hreflang'de hem HTML lang özniteliğinde tanımlanır.
hreflang etiketleri, ccTLD / subdomain / subfolder mimarisi, x-default fallback, transcreation ve bölgesel link otoritesi. İçeriğiniz her ülkede doğru dilde, doğru kullanıcıya ulaşsın.
Google'ın çok dilli site mimarisini doğru okuması için üç bilgiye ihtiyacı var: sayfa hangi dilde, hangi bölgeye ve hangi diğer sayfalarla eşdeğer.
İçeriğin yazıldığı dil. ISO 639-1 kodu ile (tr, en, de) hem hreflang'de hem HTML lang özniteliğinde tanımlanır.
Aynı dilin farklı pazarları (en-GB ile en-US, de-AT ile de-CH) için ülke kodu eklenir. Para birimi, gönderim bölgesi, vergi farkları burada ayrışır.
hreflang çift yönlü çalışır: TR sayfası EN'i göstermeli, EN sayfası da TR'yi. "Return tag" eksikse Google küme dışı bırakır.
Çok dilli SEO'nun en kritik mimari kararı bu üçü arasından seçimdir. Üçü de geçerli, üçünün de farklı maliyeti, otorite paylaşım modeli ve operasyonel yükü vardır. Yanlış seçim yıllarca süren toparlanma demektir.
Domain seviyesinde net ülke hedefleme. Lokal güven yüksek; yerel kullanıcı domaini görünce duraksamaz.
Her ülke için ayrı domain otoritesi. SSL, DNS, hosting, içerik ekibi ayrıştırılır.
Olgun pazarlar (DE, FR, UK), her ülkede ciddi yatırım, lokal hukuki gereklilik.
Tek domain altında, ayrı altyapı esnekliği. CDN ve hosting bölgeselleştirilebilir.
Otorite paylaşımı eksik; her subdomain ayrı bir property olarak değerlendirilir.
Bölgesel CDN gereksinimi, ayrı teknoloji yığınları, ayrı sub-marka yapıları.
Domain otoritesi tüm dillere paylaşılır. Yeni dilin sıralamaya çıkma süresi kısalır.
Tek hosting / tek CMS; bölgesel altyapı esnekliği daha sınırlı.
Çoğu B2B ve SaaS senaryosu, hızlı uluslararasılaşma, sınırlı ekip.
hreflang en sık yanlış uygulanan SEO bileşenidir; hata ekran dışında kalır ama sıralama etkisi büyüktür. Tüm dil kümesini iki yönlü tarayıp eksik veya çelişen etiketleri raporluyoruz.
URL mimarisinden transcreation'a, Search Console hedeflemesinden bölgesel link otoritesine — her dil/pazar versiyonunu ayrı bir ürün gibi ele alıyoruz.
HTML head, HTTP başlık veya XML sitemap üzerinden tüm sayfa kümesi için karşılıklı (return-tag) hreflang etiketleri.
Dil/ülke ayrımı net subfolder yapısı, her dil için kendi içinde canonical, eski URL'lerden 301 yönlendirme planı.
"Hızlı, güvenilir cloud hosting — Türkiye'nin tercihi."
"Zuverlässiges Cloud-Hosting nach DSGVO — aus Deutschland."
Birebir çeviri yerine pazara yeniden yazım. Hukuki referanslar (DSGVO, GDPR), para birimi, ölçü birimi ve örnek vakaların lokalleştirilmesi.
Her dil/ülke için ayrı GSC property, dil bazlı sitemap.xml ayrımı, hreflang hata izleme ve performans raporları.
Para birimi, tarih/saat formatı, telefon maskesi, ölçü sistemi (metric/imperial), açık dil seçici. Otomatik IP yönlendirmesi yerine kullanıcı tercihi.
Her hedef pazarda ülke kodlu medya, sektörel yayın ve dizinlerden lokal backlink. Yerel dil ile yazılmış misafir içerik ve PR.
İçeriği makineyle çevirip yayına almak ile her pazara özgün üretmek arasındaki fark, ilk üç ayda bile dramatik biçimde ayrışıyor. Tipik orta ölçekli SaaS sitesi için karşılaştırma:
Çok dilli SEO'da "trafik arttı" yetmez; her pazar ayrı bir ürün gibi izlenir. Tipik 6 aylık çalışma sonrası dashboard:
Rakamlar tipik orta ölçekli SaaS/B2B sitesinde 6 aylık subfolder lokalizasyonu sonrası ortalamadır; sektör, başlangıç otoritesi ve hedef pazara göre değişebilir.
Bütün pazarlara aynı anda açılmak yerine; ticari hacmi yüksek 1–2 pazardan başlayıp, şablonu olgunlaştırıp ardından genişletiyoruz.
Hedef ülkeler, lokal arama hacmi, rakip otoritesi, mevcut hreflang denetimi.
ccTLD / subdomain / subfolder seçimi, eski URL haritası, 301 yönlendirme planı.
Etiket kümesi, x-default, canonical, sitemap ayrımı, Search Console property açılışı.
Anadil editörle içerik üretimi, lokal anahtar kelimeler, hukuki/kültürel uyum.
Her ülke için ayrı KPI raporu, hreflang hata izleme, lokal backlink ve genişleme planı.
Teknik altyapı için Teknik SEO, içerik mimarisi için Holistik SEO sayfalarına bakabilirsiniz.
Tam olarak değil. Çok dilli SEO, aynı içeriği farklı dillerde sunmakla ilgilidir: TR sayfanızın yanında EN, DE versiyonu olması gibi.
Uluslararası SEO ise farklı ülkelere — aynı dili konuşsa bile — ayrı içerik vermekle ilgilidir: İngiltere ile ABD pazarına ayrı en-GB ve en-US sayfaları sunmak gibi.
İkisi birlikte ele alınır; hreflang etiketi de hem dil hem ülke kodunu (örn. en-US, de-AT) destekler.
hreflang, bir sayfanın hangi dile veya hangi dil-ülke kombinasyonuna hitap ettiğini Google'a söyleyen HTML/HTTP başlık ya da sitemap girdisidir. Doğru kurulduğunda Google, kullanıcının diline ve ülkesine en uygun versiyonu arama sonuçlarında gösterir; aynı içerik farklı dillerde olduğu için duplicate content (yinelenen içerik) olarak değerlendirilmez.
Yanlış kurulumda ise EN sayfasının TR aramada çıkması, doğru sayfanın indekslenmemesi veya yıllarca süren sıralama kayıpları görülür.
Üçü de geçerli, hiçbiri tek başına "doğru cevap" değil:
example.de) en güçlü ülke sinyalini verir ama her ülke için ayrı domain otoritesi kurmak gerekir; bütçe ve operasyon ağırdır.de.example.com) orta yoldur; teknik olarak ayrılmış görünür ama ana domain otoritesinden tam beslenmez.example.com/de/) tek domain altında otoriteyi paylaşır, en hızlı sonuç veren modeldir; çoğu ölçekte tavsiyemiz budur.Stratejiyi seçmeden önce hedef pazar sayısı, bütçe, içerik ekibi yapısı ve mevcut domain otoritesi birlikte değerlendirilmelidir.
x-default, kullanıcının dili veya ülkesi için belirli bir hreflang versiyonu yoksa Google'a hangi sayfayı göstermesi gerektiğini söyler. Genellikle dil seçim sayfası (root) veya İngilizce uluslararası versiyon (örn. example.com/en/) için tanımlanır.
İki ya da daha fazla dil sunan her sitede x-default eklenmesi tavsiye edilir; Google'ın belirsiz durumlarda hangi sayfayı göstereceğini netleştirir, indekslemeyi öngörülebilir hale getirir.
Hayır. Google, otomatik çevrilmiş düşük kaliteli içeriği — özellikle indekslenebilir formdaysa — spam olarak değerlendirir. Modern LLM çevirileri kalite eşiğini geçebilir ama mutlaka anadil bir editör tarafından kontrol edilmelidir.
Daha iyi yaklaşım transcreation'dır: içerik sadece çevrilmez, hedef pazarın diline ve kültürel bağlamına yeniden yazılır. Para birimi, ölçü birimi, yerel referanslar, müşteri vakaları ve örnekler de o ülkeye uyarlanır.
IP veya tarayıcı diline göre otomatik yönlendirme — yaygın olmasına rağmen — Google için sorun yaratır. Googlebot çoğunlukla ABD'den ve İngilizce User-Agent ile gelir; otomatik yönlendirme tüm versiyonların indekslenmesini engeller.
Doğru yaklaşım: kullanıcıya açık bir dil/ülke seçim banner'ı göstermek, tercihi cookie'de saklamak ve manuel seçim sunmak. Yönlendirme yapılacaksa 302 ile, yalnızca kullanıcı isteği üzerine yapılmalıdır.
Subdomain veya subfolder modeli kullanıyorsanız her dil/ülke versiyonu için Search Console'a ayrı bir property tanımlamak güçlü pratiktir. Eski "International Targeting" raporu ülke hedefleme ayarını içeriyordu; bugün bu sinyal büyük ölçüde hreflang, içerik dili ve lokal backlink üzerinden okunur.
Her property için ayrı sitemap.xml gönderilir, hreflang hataları property bazında görüntülenir; ülke bazlı tıklama/gösterim verisi takip edilir. ccTLD modelinde ülke sinyali zaten domain'e gömülüdür; Search Console'da sadece ayrı property açmak yeterlidir.
Mevcut bir domain üzerine eklenen yeni dil/ülke versiyonları için ilk indeksleme ve hreflang kümesinin oturması 4–8 hafta sürer. Lokal arama hacminde gözle görülür hareket genellikle 3–6 ay arasında başlar; o pazarda anlamlı backlink ve içerik birikimiyle 6–12 ayda olgunlaşır.
Yeni bir ccTLD ile sıfırdan başlamak, mevcut domain'e subfolder eklemekten belirgin biçimde daha yavaştır. Önceliklendirme yaparken her zaman ticari hacmi en yüksek 1–2 pazara odaklanmayı, sonra genişlemeyi öneriyoruz.
Mevcut sitenizin dil/ülke yapısını, hreflang sağlığını ve uluslararası arama görünürlüğünüzü tarıyor; size özel bir uluslararası SEO yol haritası sunuyoruz.